Genel anlamı ile yeniden değerleme, güncel piyasa koşullarına göre sabit kıymetlerin zaman içinde meydana gelen enflasyonist etkilerden korunmasıdır. Farklı bir deyişle, sabit kıymetlerin piyasa koşullarında emsal değerlerine yükseltilmesidir. Yeniden değerleme sıklıkla gelir vergisi ve emlak vergilerinin hesaplanmasında kullanılır.

Gelir vergisi hesabında bir muhasebe işlemi olarak, işletmeye bağlı sabit kıymetlerin açıklanan oranlar dahilinde değer yükseltmesi yapılır. Emlak vergisinde ise takdir komisyonları tarafından vergi bedeli takdir edilir.

Gayrimenkuller için yeniden değerleme oranı

Yeniden değerleme oranı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği olarak Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girer. Emlak vergisi ödenen bina, arsa ve arazi gibi taşınmazlara ait vergi değerinin belirlenmesinde ise arsa ve arazilerin metrekare başına düşen birim fiyatları yeniden değerleme oranı ile birlikte dikkate alınır.

Vergi Usulü Kanunu’na göre takdir komisyonları tarafından 4 senede bir olmak üzere arsa ve arazilere yönelik asgari metrekare birim fiyatları, belirlenmiş olan yeniden değerleme oranı üzerinden saptanır.

Örneğin; 2016 yılında 175.000 TL olan bir taşınmazın emlak değeri, %3,83’lük yeniden değerleme oranı ile 2017 yılında 181.702.50 TL’ye tekabül eder. Yönetmeliğe göre 1000 TL’nin altında kalan küsurlu rakamlar vergi değerine dahil edilmez. Kanuna göre bir gayrimenkulün vergi bedeli, taşınmazın kazanılmasını takip eden yıl ile beraber, her yıl bir önceki yılın vergi değerinin, o yıl için belirlenen yeniden değerleme oranının yarısı miktarında artırılması ile bulunur.


kaynak : MİLLİ EMLAK