Kişiler, sahip oldukları malları hukuki düzen içerisinde kendi iradesine göre kullanma, o mallardan yararlanma ve tasarruf etme yetkisine sahiptir. Taşınır ya da taşınmaz tüm mallar üzerinde bulundurulan bu yetkiye “mülkiyet hakkı” denir. Kişilerin sahip olduğu bu haklar ekonomik bir değere sahip, mevcut mal ve mülklerini kapsar. Mülkiyet hakkı, sadece eşyanın bütünü ile ilgili değildir, eşyanın bütünleyici parçaları ve eklentileri için de geçerlidir.

Mülkiyet hakkı, Türk Medeni Kanunu’nda 683. maddede yer alır. Kişileri sahip olduğu mülkiyetlerle ilgili çeşitli haksızlıklardan ve saldırılardan koruyabilmek için bazı yetkiler tanımıştır. Buna göre mülkiyet hakkına sahip olan, malını haksız olarak elinde bulunduran veya malına müdahale eden kişi ya da kişilere karşı dava açabilir.

Mülkiyet hakkına tek bir kişinin sahip olabileceği gibi birden çok kişinin de bir sahip olması söz konusu olabilir. Bu tür mülkiyet hakkı “toplu mülkiyet” olarak tanımlanır. Toplu mülkiyette, eğer maddi olarak bölünmemiş malın üzerinde tek bir mülkiyet hakkı varsa ve bu hak tüm paydaşların sahip olduğu bir haksa paylı mülkiyet söz konusudur. Toplu mülkiyetin diğer bir türü de elbirliği mülkiyetidir. Bu tür mülkiyette ise paylı mülkiyetin aksine mülkiyet hakkına sahip olanlarda paydaşlığın aksine kişilerin malın tamamı üzerinde haklarının bulunduğu bir ortaklık vardır..

Mülkiyet hakkı özellikle taşınmaz mülkiyetlerde kısıtlamalara tabiidir. Buna göre mülkiyet hakkının kullanımı topluma zarar verici yönde olamaz ve mülkiyet hakkında kamu yararına konulan kısıtlamalar kaldırılamaz.