Bir yargılama sonucunda, mahkeme kararının yazıldığı ve taraflara verilen, imzalı ve mühürlü resmi belgeye ilam adı verilir. Her bir yazılı eda hükmü içeren mahkeme kararı ilam olmakla birlikte, uygulamada sıklıkla ilamlı ve ilamsız olarak bilinen icra takiplerinde karşılaşılır. İlama dayanılarak yapılan icra takibine ilamlı icra takibi, ilam olmaksızın alacaklının icra dairesine başvurarak yürüttüğü icra takibine ise ilamsız icra adı verilir.

Hukukta ilam

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre, yargılama sonucunda taraflara verilen hüküm nüshasına ilam denir. Kanuna göre sulh, aile, tüketici, asliye gibi hukuk mahkemelerinin verdiği eda hükmü içeren nüshalar ilam olarak değerlendirilir. Eda yani yerine getirme hükmü bulunan ilamlar, borçlunun sorumluluğu ilamlı icra yolu ile tahsil edilir. Ancak tespit hükmü içeren ilamların icraya konulması mümkün değildir.

İflas Kanunu’na göre yukarıda bahsedilen mahkemelerin haricinde, bazı belgeler de ilam olarak kabul edilir ve bu belgelerin işleme konması ile icra süresi başlatılabilir. Mahkemede yapılmış sulh ve kabuller, tek taraflı para borcu gösteren noter onaylı senetler, temyiz ve icra dairesi kefaletleri ile idari yargılama sonucunda meydana gelen eda yükümlülükleri de kanun ile ilam olarak kabul edilmiştir. İlama dayanılarak yapılan icralarda Türkiye içindeki tüm icra daireleri yetkili olup, alacaklı istediği daireye başvuruda bulunabilir.